Kreatinle İlgili Sıkça Sorulan Sorular ve Güncel Bilimsel Yanıtlar

Kreatinle İlgili Sıkça Sorulan Sorular ve Güncel Bilimsel Yanıtlar

1. Kreatin Nedir? Vücutta Nasıl Çalışır?

Kreatin, sporcu beslenmesi alanında etkinliği en güçlü bilimsel kanıtlarla desteklenen ergojenik desteklerden biridir ve vücutta doğal olarak sentezlenen ve özellikle yüksek yoğunluklu, kısa süreli enerji üretiminde kritik rol oynayan azotlu organik bir bileşiktir. Temel olarak karaciğer, böbrek ve pankreasta; arginin, glisin ve metiyonin aminoasitlerinden sentezlenir. Kreatin’in yaklaşık %95’i iskelet kaslarında depolanırken, kalan kısmı beyin, kalp ve diğer dokularda bulunur (Kreider et al., 2017).

Kas hücresi içerisinde kreatin, büyük oranda fosfokreatin (PCr) formunda depolanır. Bu sistem, özellikle sprint, ağırlık kaldırma, sıçrama gibi ani ve yüksek güç gerektiren aktivitelerde ATP’nin hızlı yenilenmesini sağlar. Bilindiği gibi ATP, kas kasılması için doğrudan kullanılan temel enerji molekülüdür; ancak kas içi ATP depoları oldukça sınırlıdır ve yalnızca birkaç saniyelik maksimal eforu karşılayabilir. Bu noktada fosfokreatin sistemi devreye girer.

Enerji Üretimindeki Rolü

Fosfokreatin, ADP’ye yüksek enerjili fosfat grubunu aktararak ATP’nin yeniden sentezlenmesini sağlar.

Fosfokreatin + ADP  Kreatin + ATP

Bu mekanizma sayesinde özellikle ilk 5–10 saniyelik maksimal egzersizlerde enerji devamlılığı korunur. Bu nedenle kreatin desteği, kısa süreli yüksek yoğunluklu performanslarda güç ve kapasite artışı ile ilişkilidir (Buford et al., 2007; Kreider et al., 2017).

Kas Hücrelerinde Depolanması

İnsan vücudunda toplam kreatin havuzu ortalama 120–140 gram civarındadır ve bunun büyük kısmı kas dokusunda bulunur. Kas kreatin depoları iki formda yer alır:

  • %60–70 fosfokreatin
  • %30–40 serbest kreatin

Düzenli kreatin monohidrat desteği ile bu depoların anlamlı şekilde artırılabildiği gösterilmiştir. Bu artış, özellikle direnç antrenmanları ve tekrar eden sprint performansında avantaj sağlar (Kreider et al., 2017).

Doğal Kaynakları nelerdir?

Kreatin besinlerle de alınabilir. Özellikle hayvansal kaynaklı gıdalarda bulunur:

  • kırmızı et
  • balık (özellikle somon, ringa, ton balığı)
  • kümes hayvanları

Yaklaşık 1 kg çiğ kırmızı ette ortalama 4–5 gram kreatin bulunabilir. Bu nedenle vejetaryen veya vegan bireylerde kas kreatin depoları genellikle daha düşük olabilir ve destek kullanımına verilen yanıt daha belirgin olabilir (Kreider et al., 2017). Formun Üstü

2. Kreatin’in olası yararları nelerdir?

Özellikle kısa süreli, yüksek yoğunluklu egzersizlerde ATP’nin hızlı yeniden sentezini destekleyerek hem akut performans artışı hem de uzun dönem kas adaptasyonları üzerinde önemli katkılar sağlayabilir (Kreider ve ark., 2017; Wang ve ark., 2024).

Kas Gücü ve Performans Artışı

Kreatin’in en belirgin ve en iyi kanıtlanmış faydası kas gücü ve yüksek yoğunluklu performans artışıdır. Bunun temel mekanizması, kas içi fosfokreatin depolarını artırarak ADP’den ATP’nin daha hızlı yeniden üretilmesini sağlamasıdır.

Bu etki özellikle şu alanlarda belirgindir:

  • direnç antrenmanı
  • sprint ve tekrar eden sprintler
  • HIIT protokolleri
  • patlayıcı güç gerektiren branşlar
  • ağırlık kaldırma

2024 yılında yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizde, kreatin monohidratın direnç antrenmanı ile birlikte kullanıldığında hem üst hem alt ekstremite kuvvet kazanımlarını anlamlı şekilde artırdığı gösterilmiştir. Özellikle 50 yaş altı yetişkinlerde 1RM ve maksimal tekrar performansında anlamlı gelişmeler bildirilmiştir (Wang ve ark., 2024).  Daha güncel 2025 meta-analizi de bu bulguları desteklemekte ve kreatin kullanımının genel popülasyonda kas kuvveti artışını anlamlı düzeyde desteklediğini göstermektedir (Zhang ve Lan, 2025).

Kas Kütlesi Gelişimi

Kreatin’in kas kütlesi üzerindeki etkisi yalnızca “su tutma” ile açıklanamaz. Başlangıçta hücre içi sıvı hacminde artış görülebilir; ancak uzun dönemde asıl katkı, antrenman hacmini artırması ve hipertrofik adaptasyonları desteklemesidir.

Kreatin kullanan bireyler teorik olarak

  • daha fazla tekrar yapabilir
  • daha yüksek toplam yük kaldırabilir
  • setler arasında daha iyi toparlanabilir

Bu da toplam antrenman hacmi ve kalitesini artırarak kas protein sentezi ve hipertrofiyi destekleyebilir.

2025 yılında yayımlanan doz-yanıt meta-analizi, kreatin direnç antrenmanı ile birlikte kullanıldığında yağsız vücut kitlesinde anlamlı artış sağladığını göstermiştir (Ashtary-Larky ve ark., 2025). Bu etkinin özellikle antrenmansız veya antrenmana yeni başlayan bireylerde daha belirgin olabileceği bildirilmiştir.

Benzer şekilde 2024 tarihli sistematik derleme de kreatin kullanımının yağsız kas kütlesi üzerinde olumlu etkileri olabileceği görüşünü desteklemektedir (Pashayee-Khamene ve ark., 2024).

Egzersiz Sonrası Toparlanma

Kreatin’in bir diğer olası yararı da egzersiz sonrası toparlanmayı desteklemesi olabilir.

Yoğun direnç antrenmanları veya sprint bazlı çalışmalar sonrasında kas hücrelerinin enerji rezervlerinin daha hızlı yenilenmesi, toparlanmayı hızlandırabilir ve bir sonraki antrenmanın kalitesini artırabilir.

Araştırmalar kreatin kullanımının kas ağrısında azalma, tekrar eden egzersizlerde performans düşüşünün azalması, enerji depolarının daha hızlı yenilenmesi, toparlanma kalitesinin artması açısından fayda sağlayabileceğini düşündürmektedir. Bu özellikle haftada birden fazla yüksek yoğunluklu antrenman yapan sporcular için önemli olabilir (Kreider ve ark., 2017; Zhang ve Lan, 2025).

3. Kreatin nasıl kullanılır? Günlük doz ne olmalıdır?

Kreatin kullanımında en sık sorulan bazı sorular; günlük dozun ne olması gerektiği, yükleme fazının gerekli olup olmadığı ve günün hangi saatinde alınmasının daha uygun olduğudur.

Genel bilimsel görüş, kreatin her gün düzenli kullanıldığında etkili olduğu, zamanlamadan çok kas içi depoların doygunluğunun belirleyici olduğudur (Kreider ve ark., 2017; Wang ve ark., 2024).

Çoğu yetişkin için önerilen günlük doz:

3–5 gram / gün şeklindedir.

Bu doz, kas içi kreatin depolarını korumak ve uzun vadede performans artışı sağlamak için yeterli görünmektedir. Güncel sistematik derlemeler de 3–5 gram/gün kullanımın direnç antrenmanı ile birlikte kuvvet ve yağsız kas kütlesi artışı için yeterli olduğunu göstermektedir (Ashtary-Larky ve ark., 2025).

Kas kütlesi daha yüksek bireylerde veya ağır sporcularda

5–7 gram / gün veya yaklaşık 0.07–0.1 g/kg/gün dozları da önerilebilmektedir.

 

Yükleme Fazı Gerekli mi?

Yükleme fazı gerekli olmamakla birlikte yükleme ve idame doz şeklinde alındığında kas içi fosfokreatin depolarının daha kısa sürede dolabileceği (1 hafta) düşünülmektedir (Buford ve ark., 2007; Desai ve ark., 2025).

Klasik yüklemede

  • 20 gram / gün
  • 5–7 gün
  • genellikle 4 x 5 gram şeklinde bölünerek uygulanır

Yükleme sonrası idame doz olarak

  • 3–5 gram / gün ile devam edilir.

Yükleme yapmadan kullanımda 3–5 gram / gün çoğu birey için yeterli olacaktır. Bu durumda aynı kas doygunluğu yaklaşık 3–4 haftada oluşabilir (Wang ve ark., 2024).  

Dolayısıyla depoların hızla dolması istenen durumlarda yükleme ve idame dozu şeklinde, zaman baskısı olmadığında ise sabit doz şeklinde kullanılabilir.

Ne Zaman Alınmalı?

Bilimsel olarak en önemli konu kas içi fosfokreatin depolarının doluluğunun korunmasıdır. Yani kullanım saatinden çok süreklilik önemlidir. Ancak bazı çalışmalar özellikle antrenman sonrası kullanımın kas kütlesi açısından hafif bir avantaj sağlayabileceğini düşündürmektedir (Candow ve ark., 2018).

Pratik kullanım önerisi olarak antrenman günlerinde antrenman sonrası, dinlenme günlerinde günün herhangi bir saati alınabileceği şeklindedir. Bölünmüş dozlar halinde günün farklı saatlerinde kullanılması da özellikle sindirim sistemi sorunu yaşayanlar için önerilebilir.

Protein ve/veya karbonhidrat içeren bir öğünle birlikte almak da emilimi destekleyebilir.

4. Kreatin Kilo Aldırır mı?

Kreatin kullanmaya başlayan birçok kişinin ilk fark ettiği değişikliklerden biri tartıda görülen hafif kilo artışıdır. Kreatin’in ilk dönemde oluşturduğu ağırlık artışının temel nedeni su tutulumu ve kas içi sıvı hacmindeki artıştır, yağ kütlesi artışı değildir. Zaman içerisinde gerçekleşecek ağırlık artışı ise yağsız kas kitlesinde artıştan kaynaklı olabilir (Kreider ve ark., 2017; Pashayee-Khamene ve ark., 2024).

Su Tutulumunun Etkisi

Kreatin, kas hücreleri içine su çekerek hücre hacmini artırır. Bu mekanizma hücre içi su tutulumu olarak tanımlanır. Yani tutulan su, deri altında değil, kas hücresinin içinde yer alır. Bazen ödem ve şişme olarak yorumlanır. Ancak kreatin’in oluşturduğu sıvı artışı çoğunlukla kas içi hidrasyon artışı şeklindedir ve bu durum hipertrofi açısından da avantaj sağlayabilir (Kreider ve ark., 2017).

İlk 5–7 günlük yükleme fazında veya ilk birkaç hafta içinde genellikle 0.5–2 kg arasında ağırlık artışı görülebilir. Bu özellikle vejetaryenler, düşük kırmızı et tüketenler, kreatin takviyesini ilk kez kullananlar gibi başlangıç kreatin depoları düşük olan kişilerde daha belirgin olabilir ve bu bireylerde daha fazla kilo değişimi fark edebilir (Ashtary-Larky ve ark., 2025).

Yağ Kütlesi ile İlişkisi

Kreatin; protein, karbonhidrat veya yağ gibi enerji sağlayan bir makro besin değildir. Dolayısıyla doğrudan yağ kütlesi artışı yapması beklenemez. Güncel meta-analizler, kreatin kullanımının yağ kütlesini artırmadığını; aksine direnç antrenmanı ile birlikte kullanıldığında yağsız vücut kitlesini artırdığını göstermektedir (Pashayee-Khamene ve ark., 2024; Ashtary-Larky ve ark., 2025).

Bazı bireyler kreatine başladıktan sonra antrenman kaliteleri ve hacimleri arttığından iştah artışı ve daha fazla kalori alımı yaşayabilir. Eğer bu süreçte kalori fazlası varsa, o zaman yağ kütlesi artışı gözlenebilir. Ancak bunun nedeni kreatin değil, kişinin enerji dengesi ve beslenme düzenidir.

Özetle kreatin kullanan bir kişinin vücut ağırlığındaki artışın, başlangıçta kas içi su tutulumu, uzun dönemde ise yağsız kas kütlesi artışından kaynaklanması beklenir.

Bu durum özellikle hipertrofi hedefli sporcularda olumlu kabul edilir. Enerji açığı yaratan diyet  döneminde bile kreatin kullanımı çoğu zaman devam ettirilebilir; çünkü kas gücünü korumaya ve yağsız kütlenin sürdürülmesine yardımcı olabilir (Wang ve ark., 2024).

5. Kreatin Zararlı mı? Yan Etkileri Var mı?

Kreatin, sporcu beslenmesi alanında güvenlik profili en iyi çalışılmış takviyelerden biridir. Özellikle kreatin monohidrat formu, hem kısa hem de uzun dönem kullanım açısından yüzlerce klinik çalışma ile değerlendirilmiştir. Güncel bilimsel veriler, önerilen dozlarda kullanıldığında sağlıklı bireylerde klinik olarak anlamlı bir organ hasarı veya ciddi yan etki riskinin artmadığını göstermektedir (Kreider ve ark., 2025; Longobardi ve ark., 2025).

Özellikle 2025 yılında yayımlanan çok geniş kapsamlı analizde, 685 insan çalışması incelenmiş ve kreatin kullanan gruplarda bildirilen yan etki sıklığının plasebo ile neredeyse aynı olduğu gösterilmiştir (Kreider ve ark., 2025).

Kısacası, sağlıklı bireylerde, önerilen dozlarda kreatin genel olarak güvenli kabul edilir.

Bilimsel Güvenlik Verileri

Kreatinle ilgili yıllardır en sık konuşulan konu böbreklerdir. Bunun temel nedeni, kreatin’in metabolize olarak kreatinin adlı atık ürüne dönüşmesi ve bunun laboratuvar testlerinde ölçülmesidir.

Gerçekten de kreatin kullanımı kan kreatinin düzeylerini yükseltebilir, ancak bu durum her zaman böbrek hasarı anlamına gelmemektedir. Bu çoğu zaman fizyolojik ve beklenen bir laboratuvar değişikliği olarak bildirilmiştir (Longobardi ve ark., 2025).

Aynı meta-analiz çalışmada, sağlıklı bireylerde önerilen dozlarda kreatin kullanımıyla, eGFR, serum kreatinin, karaciğer enzimleri ve elektrolit dengesi üzerinde klinik açıdan anlamlı olumsuz etki göstermediği vurgulanmıştır (Longobardi ve ark., 2025).

Olası Yan Etkiler

Vücuda uygulanan hiçbir desteği tamamen yan etkisiz olması söz konusu değildir. Kreatin genel olarak güvenli olsa da bazı hafif ve geçici yan etkiler bildirilmiştir.

En sık görülenler

1) Su tutulumu ve kilo artışı

2) Sindirim sistemine ait şikayetler

Özellikle yükleme fazında veya tek seferde yüksek doz alındığında görülebilir. Mide rahatsızlığı, şişkinlik, bulantı, ishal en sık bildirilen yan etkilerdendir.

3) Kas krampları / sıvı kaybı

Bu konu uzun zamandır tartışılmakla birlikte mevcut bilimsel veriler kreatin’in sağlıklı bireylerde kas krampı veya dehidratasyon riskini artırdığını güçlü şekilde desteklememektedir. Önemli olan kreatin kullanılan dönemde de uygun sıvı tüketiminin sağlanmasıdır. Kreatin kullanımı sıvı ihtiyacını arttırabilir ancak bu uygun rehidrasyonla karşılanabilir.

Kimler kreatini dikkatli kullanmalıdır?

Kreatin her ne kadar sağlıklı bireylerde güvenli olarak kabul edilse de bazı hasta gruplarında ve özel durumlarda dikkatli olunmalıdır.

Kronik böbrek yetmezliği, nefropati, proteinüri öyküsü olan bireylerde hekim onayı olmadan asla kullanılmamalıdır.  

Karaciğer hastalarında doğrudan toksisite kanıtı güçlü olmamakla birlikte hekim onayı olmadan kullanım önerilmez.

Gebeler ve emzirenlerde yeterli uzun dönem veri sınırlı olduğu için hekim önerisi gerekir.

Adolesan sporcularda kullanım oldukça yaygın olsa da uzun dönem veriler erişkinler kadar güçlü değildir.

Özellikle böbreklere toksik olabilecek ilaçlar kullananlarda (Steroid olmayan anti-inflamatuarlar, bazı antibiyotikler, ACE inhibitörleri / ARB’ler, diüretikler vb) dikkatli olunmalıdır.

Kısacası önerilen dozlarda kullanım genel olarak güvenli kabul edilmekle birlikte kişinin mevcut sağlık sorunu varsa ve/veya herhangi bir ilaç kullanıyorsa hekim onayı olmadan kullanılmamalıdır. Bu durum tüm besin destekleri için geçerlidir.

Formun Altı

6. Kreatin Böbreklere Zarar Verir mi?

Kreatin takviyesi ile ilgili en sık karşılaşılan endişelerden biri böbrek sağlığı üzerindeki olası etkileridir. Ancak güncel bilimsel veriler, bu kaygının özellikle sağlıklı bireylerde çoğu zaman abartıldığını göstermektedir. Yakın zamanda yayınlanan sistematik derleme ve meta-analizlerde, kreatin kullanımının serum kreatinin düzeylerinde hafif ve geçici bir artışa yol açabildiği, buna karşın böbreğin gerçek süzme kapasitesini gösteren glomerüler filtrasyon hızında (GFR) anlamlı bir bozulma oluşturmadığı bildirilmiştir. Kreatin kullanan sporcularda eGFR hesaplanırken kreatinin temelli formüller yanıltıcı olabilir. Gerekirse cystatin-C bazlı değerlendirme düşünülebilir. Araştırmacılar bu kreatinin artışının, böbrek hasarından çok kreatinin’in kreatin metabolizmasının doğal bir ürünü olmasıyla ilişkili olduğunu vurgulamaktadır. Başka bir deyişle, kreatin kullanan kişilerde kan tahlilinde kreatinin’in hafif yüksek çıkması her zaman böbrek hasarı anlamına gelmez. Özellikle önerilen dozlarda kullanılan kreatin monohidratın, mevcut kanıtlar ışığında sağlıklı erişkinlerde böbrek fonksiyonları açısından güvenli olduğu kabul edilmektedir. Bununla birlikte, kronik böbrek hastalığı, hipertansiyon nefropatisi veya eşlik eden nefrotoksik ilaç kullanımı olan bireylerde hekim kontrolü altında değerlendirme yapılması önemlidir (Naeini ve ark., 2025; Longobardi ve ark., 2025).  

Kreatin ve kreatinin farkı nedir?

Kreatin ve kreatinin, isim benzerliği nedeniyle sık karıştırılsa da biyolojik olarak farklı kavramlardır. Kreatin, kas hücrelerinde enerji üretimine katkı sağlayan doğal bir bileşiktir. Kreatinin ise kreatin ve fosfokreatin metabolizması sonucunda oluşan, böbrekler aracılığıyla vücuttan atılan bir yıkım ürünüdür. Bu nedenle kreatin daha çok enerji metabolizması ile ilişkilendirilirken, kreatinin genellikle laboratuvar değerlendirmelerinde böbrek fonksiyonunun izlenmesi amacıyla kullanılan bir parametredir. Klinik pratikte bu iki terimin karıştırılmaması önemlidir; çünkü kreatin kullanımı ile kreatinin düzeyi aynı şeyi ifade etmez ve serum kreatinin’indeki değişiklikler mutlaka kişinin kas kütlesi, hidrasyon durumu, egzersiz düzeyi ve genel klinik bağlamı içinde yorumlanmalıdır. Kaslarda depolanan kreatin’in yaklaşık %1–2’si günlük olarak kreatinin’e dönüşür. Bu nedenle kreatin takviyesi kullanan bir kişide kan kreatinin düzeyinin hafif yükselmesi beklenen bir durum olabilir (Longobardi ve ark., 2025).

Ayrıca kreatinin yüksekliği her zaman böbrek hasarı anlamına gelmez. Özellikle kas kütlesi yüksek sporcular, yoğun direnç antrenmanı yapanlar da bazal olarak daha yüksek kreatinin değerlerine sahip olabilir.

Bu yüzden yalnızca kreatinin sonucuna bakarak böbrek hasarı yorumu yapmak yanıltıcı olabilir.

Böbrek sağlığı ile ilgili araştırma sonuçları

Yakın zamanda yayınlanan kapsamlı meta-analizlerde kreatin kullanımı ile serum kreatinin seviyelerinin hafifçe artabileceği, ancak böbreğin süzme kapasitesinin korunduğu (eGFR / GFR), kan üre değerlerinde anlamlı bir değişiklik olmadığı, klinik böbrek hasarı görülmediği bildirilmiştir (Naeini ve ark., 2025).

2024 yılında Renal Failure dergisinde yayımlanan ve Mendelian randomizasyon yöntemi (genetik varyasyonları kullanarak nedensellik ilişkisini değerlendiren oldukça güçlü bir epidemiyolojik yöntem) kullanılan güçlü bir analiz, kreatin düzeyleri ile böbrek fonksiyonları arasında anlamlı bir ilişki saptamamıştır. Bu bulgu, özellikle sağlıklı bireylerde kreatin kullanımının böbrek hasarı oluşturduğu yönündeki yaygın endişeleri önemli ölçüde azaltmaktadır. Özellikle serum kreatinin düzeyindeki hafif artışın her zaman böbrek fonksiyon bozukluğu anlamına gelmediği bu çalışmada da vurgulanmaktadır. Kısacası sağlıklı bireylerde kreatin kullanımının böbrek fonksiyonları üzerinde zararlı etkisi gösterilememiştir. Ancak bu güvenlik verilerinin esas olarak sağlıklı bireyler ve önerilen dozlar için geçerli olduğu unutulmamalıdır.

7. Kadınlar kreatin kullanabilir mi?

Evet, kadınlar kreatin kullanabilir. Kreatin, kadınlarda korkulduğu gibi “hormon bozucu” ya da “erkekleştirici” bir takviye olarak değerlendirilmez. Bir hormon yada hormon öncülü değil, kas ve diğer dokularda hızlı enerji üretiminde rol alan bir bileşiktir ve kadında erkeksi görünüme neden olmaz. Kadınlarda hormonal değişimler, kreatin’in vücutta kullanımını etkileyebilir; ancak kreatin kullanımının hormon dengesini bozduğuna veya değiştirdiğine dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.

Standart kreatin kullanımının kadınlarda performans, toparlanma ve bazı durumlarda yağsız kütle açısından erkeklerdekine benzer şekilde yararlı olabileceğini bildirmektedir. Ancak, kadınlara özgü performans verileri erkeklerdeki kadar geniş ve tutarlı değildir. Kadınlarda kreatin desteği, yalnızca egzersiz performansını artıran bir ergojenik destek olarak değil, yaşam boyu sağlık perspektifinde değerlendirilen önemli bir beslenme stratejisi olarak öne çıkmaktadır. Smith-Ryan ve arkadaşlarının 2025 yılında yayımladığı kapsamlı derleme, kadınlarda menstrüel döngü, gebelik, doğum sonrası dönem ve menopoz boyunca meydana gelen hormonal değişimlerin kreatin sentezi, taşınması ve fosfokreatin yenilenmesi üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu bildirmektedir. Özellikle menopoz öncesi dönemde kreatin desteğinin kas kuvveti, anaerobik performans ve toparlanma süreçlerini desteklediği; menopoz sonrası kadınlarda ise direnç egzersizi ile birlikte kullanıldığında yağsız kas kütlesi, kas fonksiyonu ve kemik sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlayabildiği belirtilmektedir. Bunun yanı sıra, beyin enerji metabolizmasını destekleyerek bilişsel performans, ruh hali ve mental yorgunluk üzerinde de potansiyel faydalar sunduğu vurgulanmaktadır. Bu veriler, kreatin’in kadın sağlığında yalnızca sporcu popülasyonu için değil, yaşamın farklı hormonal evrelerinde kas-iskelet sistemi ve nörometabolik sağlığın korunmasına katkı sağlayabilecek bilimsel temelli bir destek olduğunu göstermektedir. Formun Üstü

,Özellikle düzenli egzersiz yapan, kuvvet kazanmak isteyen veya yoğun antrenman dönemlerinden geçen kadınlarda makul ve bilimsel temeli olan bir seçenektir. Böbrek hastalığı, gebelik, emzirme ya da özel tıbbi durumlarda ise hekim değerlendirmesi daha doğru olur; çünkü bu durumlarda insan verisi hâlâ sınırlıdır ve tıbbi takip gerektirebilir.

Özetle, kreatin monohidrat sağlıklı bireylerde önerilen dozlarda güvenli, etkili ve bilimsel olarak en iyi desteklenmiş ergojenik desteklerden biri olarak kabul edilmektedir.

 

Sağlıkla kalın,

Prof. Dr. H. Ulaş Yavuz

KAYNAKLAR

  • AshtaryLarky, D., Mohammadi, S., Hajizadeh, L., Mousavi, S. A. H., Forbes, S. C., Candow, D. G., & Antonio, J. (2025). Creatine supplementation and resistance training: a comparison between novice and experienced lifters - a systematic review and dose-response meta-analysis. Journal of the International Society of Sports Nutrition22(sup1), 2586523. https://doi.org/10.1080/15502783.2025.2586523
  • Buford, T. W., Kreider, R. B., Stout, J. R., Greenwood, M., Campbell, B., Spano, M., Ziegenfuss, T., Lopez, H., Landis, J., Antonio, J., & International Society of Sports Nutrition. (2007). International Society of Sports Nutrition position stand: Creatine supplementation and exercise. Journal of the International Society of Sports Nutrition, 4(6). https://doi.org/10.1186/15502783-4-6
  • Desai, I., Wewege, M. A., Jones, M. D., Clifford, B. K., Pandit, A., Kaakoush, N. O., Simar, D., & Hagstrom, A. D. (2024). The Effect of Creatine Supplementation on Resistance TrainingBased Changes to Body Composition: A Systematic Review and Meta-analysis. Journal of strength and conditioning research38(10), 1813–1821. https://doi.org/10.1519/JSC.0000000000004862
  • Desai, I., Pandit, A., SmithRyan, A. E., Simar, D., Candow, D. G., Kaakoush, N. O., & Hagstrom, A. D. (2025). The Effect of Creatine Supplementation on Lean Body Mass with and Without Resistance Training. Nutrients17(6), 1081. https://doi.org/10.3390/nu17061081
  • Kreider, R. B., Kalman, D. S., Antonio, J., Ziegenfuss, T. N., Wildman, R., Collins, R., Candow, D. G., Kleiner, S. M., Almada, A. L., & Lopez, H. L. (2017). International Society of Sports Nutrition position stand: Safety and efficacy of creatine supplementation in exercise, sport, and medicine. Journal of the International Society of Sports Nutrition, 14(18), 1–18. https://doi.org/10.1186/s12970017-0173-z
  • Kreider, R. B., Gonzalez, D. E., Hines, K., Gil, A., & Bonilla, D. A. (2025). Safety of creatine supplementation: analysis of the prevalence of reported side effects in clinical trials and adverse event reports. Journal of the International Society of Sports Nutrition22(sup1), 2488937. https://doi.org/10.1080/15502783.2025.2488937
  • Longobardi, I., Solis, M. Y., Roschel, H., & Gualano, B. (2025). A short review of the most common safety concerns regarding creatine ingestion. Frontiers in nutrition, 12, 1682746. https://doi.org/10.3389/fnut.2025.1682746
  • Naeini, E. K., Eskandari, M., Mortazavi, M., Gholaminejad, A., & Karevan, N. (2025). Effect of creatine supplementation on kidney function: a systematic review and metaanalysis. BMC nephrology26(1), 622. https://doi.org/10.1186/s12882025-04558-6
  • PashayeeKhamene, F., Heidari, Z., Asbaghi, O., et al. (2024). Creatine supplementation protocols with or without training interventions on body composition: A GRADE-assessed systematic review and dose-response meta-analysis. Journal of the International Society of Sports Nutrition, 21, 2380058.
  • SmithRyan, A. E., DelBiondo, G. M., Brown, A. F., Kleiner, S. M., Tran, N. T., & Ellery, S. J. (2025). Creatine in women’s health: Bridging the gap from menstruation through pregnancy to menopause. Journal of the International Society of Sports Nutrition, 22(1), 2502094. https://doi.org/10.1080/15502783.2025.2502094Formun Altı
  • Wang, Z., Candow, D. G., Forbes, S. C., & Chilibeck, P. D. (2024). Effects of creatine supplementation and resistance training on muscle strength in adults under 50 years of age: A systematic review and metaanalysis. Nutrients, 16(21), 3665.
  • Zhang, H., & Lan, T. (2025). Effects of creatine supplementation on muscle strength gains: A metaanalysis and systematic review. PeerJ, 13, e20380.
  • Zhou, B., Hong, M., Jin, L., & Ling, K. (2024). Exploring the relationship between creatine supplementation and renal function: insights from Mendelian randomization analysis. Renal failure46(2), 2364762. https://doi.org/10.1080/0886022X.2024.2364762